Araç kiralama hizmeti, hem bireysel hem de kurumsal kullanıcılar için büyük bir kolaylık sağlar. Özellikle şehir dışı seyahatlerde, iş gezilerinde ya da tatil planlarında kiralık araç tercih etmek konforlu ve pratik bir çözümdür. Ancak araç kiralarken çoğu kişinin göz ardı ettiği en önemli konu kasko ve sigorta türleridir. Olası kazalar, hasarlar ya da beklenmedik durumlarda maddi kayıpların önüne geçmek için doğru sigorta kapsamına sahip olmak büyük önem taşır.
Bu yazıda, araç kiralarken kasko ve sigorta türlerinin neden önemli olduğunu, hangi teminatların sizi koruduğunu ve nelere dikkat edilmesi gerektiğini detaylı şekilde ele alacağız.
Türkiye’de trafiğe çıkan her araçta zorunlu trafik sigortası bulunmak zorundadır. Kiralık araçlarda da bu sigorta mevcuttur. Ancak zorunlu trafik sigortası yalnızca karşı tarafa verilen zararları karşılar. Yani kazada karşı tarafın aracı veya üçüncü şahıslar zarar görürse teminat sağlar.
Fakat kiraladığınız araçta oluşan hasarlar bu sigorta kapsamında değildir. Bu nedenle sadece trafik sigortasına güvenmek yeterli olmaz.

Kasko, kiralanan aracın zarar görmesi durumunda devreye girer. Çarpma, çalınma, yanma gibi risklere karşı koruma sağlar. Ancak her kasko poliçesi aynı değildir. Araç kiralama firmalarının sunduğu kasko paketlerinde farklı teminat seviyeleri bulunur.
Örneğin:
Dar kasko
Genişletilmiş kasko
Tam kasko (full kasko)
Tam kasko tercih edildiğinde, kullanıcı çoğu hasar durumunda yüksek maliyetlerle karşılaşmaz. Özellikle yoğun trafikli şehirlerde araç kiralarken full kasko büyük avantaj sağlar.
Araç kiralarken sözleşmede “muafiyet” ibaresini mutlaka kontrol etmek gerekir. Muafiyetli sigorta, hasarın belirli bir kısmını sürücünün ödemesini şart koşar. Örneğin 20.000 TL’lik hasarda 5.000 TL muafiyet varsa bu tutarı kullanıcı karşılar.
Muafiyetsiz kasko ise hasarın tamamını poliçe kapsamında karşılar. Bu nedenle özellikle kısa süreli ve şehir içi yoğun kullanımda muafiyetsiz paketler daha güvenlidir.
Bazı kiralama firmaları mini hasar sigortası sunar. Bu paket genellikle:
Çizikler
Cam çatlakları
Küçük göçükler
gibi durumları kapsar.
Ayrıca lastik, cam ve far sigortası gibi ek teminatlar da mevcuttur. Özellikle uzun yol yapacak olan sürücüler için bu teminatlar önemlidir.
Araç kiralarken çalınma riskine karşı sigorta kapsamını kontrol etmek gerekir. Hırsızlık teminatı olmayan bir poliçede kullanıcı ciddi sorumluluk altına girebilir. Aynı şekilde sel, dolu, deprem gibi doğal afetler de poliçe kapsamında olmalıdır.
Bazı firmalar ferdi kaza sigortası sunar. Bu sigorta, kazada sürücünün ve yolcuların sağlık giderlerini veya kalıcı sakatlık durumlarını kapsayabilir. Güvenli bir yolculuk için bu teminatlar da değerlendirilmelidir.
Araç kiralarken en büyük risk, beklenmedik bir hasar sonrası yüksek ödeme yapmak zorunda kalmaktır. Doğru kasko ve sigorta paketi seçilmediğinde küçük bir kaza bile ciddi maliyetler doğurabilir. Bu nedenle kiralama fiyatına bakarken sadece günlük ücret değil, sunulan sigorta kapsamı da dikkate alınmalıdır.
Araç teslim almadan önce sözleşmedeki sigorta maddeleri mutlaka okunmalıdır. Hangi durumların kapsam dışı olduğu net şekilde öğrenilmelidir. Alkol kullanımı, ehliyetsiz sürüş veya sözleşmede belirtilmeyen sürücünün aracı kullanması gibi durumlar sigortayı geçersiz kılabilir.
Araç kiralarken kasko ve sigorta türleri, sadece ek bir ücret kalemi değil; olası risklere karşı bir güvence sistemidir. Trafik kazaları, küçük hasarlar, hırsızlık ya da doğal afetler her zaman ihtimal dahilindedir. Bu nedenle araç kiralama sürecinde sigorta kapsamı detaylı incelenmeli ve ihtiyaçlara uygun paket tercih edilmelidir.
Unutulmamalıdır ki uygun fiyatlı bir kiralama, eksik sigorta kapsamı nedeniyle daha pahalıya mal olabilir. Güvenli, huzurlu ve sorunsuz bir yolculuk için doğru kasko ve sigorta seçimi büyük önem taşır.
yorum Yap
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *